Imad Afane
Ümmetin direniş ve uluslararası bozguncu güçlere karşı kendini savunma hakkını destekleyen, Müslümanların ülkelerinin işgal edilmesine ve kanlarının dökülmesine karşı direnişi savunan mücahit alimlere kin ve şüphe oklarının yöneltilmesi ne ilktir ne de son olacaktır.
Karadavi’nin Arapların zillet çağında yaşayan değersiz insanların saldırısına uğraması da ilk değildir. Karadavi, daha önce de resmi Mısır rejiminin çok çeşitli baskılarına maruz kalmış ve hakkı destekleyen ve mustazafları savunan fetvalarıyla birlikte daha rahat olacağı hoşgörü ortamlarına gitmek üzere Mısır’dan ayrılmıştı.
Allah yolunda kınayanın kınamasından korkmayan Karadavi ve benzeri mücahit alimlerin kendilerini kimsenin savunmasına ihtiyacı yoktur. Allah Teâlâ çok önceden onları savunacağını bildirmiştir. Allah azze ve celle şöyle buyurur: (Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.) (Hacc Suresi; Ayet: 38)
Dünyalık karşılığı dinlerini satan zalimlerin Allah dostlarına düşmanlığının, hak ehlinin doğru yolda olduğuna delil teşkil ettiği konusunda sanırım bana katılırsınız. Tıpkı şairin dediği gibi: Eksik biri sana beni kötülerse, bu benim kamil olduğuma şehadettir.
Allah azze ve celle’nin sünneti gereği Allah dostları yeryüzünde saldırılara ve kötülenmeye, hatta hapse, eziyete ve işkenceye uğramaktadırlar. Bu konuda, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve Selef-i Salih’in hayatında bizim için dersler ve ibretler vardır.
Fakat sabırlarını sınamak için dostlarını musibetlerle imtihan eden Allah, mücadele meydanında onları yalnız başlarına bırakmamıştır. Allah’ın onlarla birlikteliği ve inayeti onları koruyup gözetmektedir. Allah azze ve celle kudsi hadiste şöyle buyurur: “Kim benim bir dostuma düşmanlık ederse, ona savaş ilan ederim.”
Bu nedenle; biz buradan kendilerini şeytanın konuşan dili ve dünyadaki müstekbirlerin piyonu haline getiren o değersiz insanlara şöyle diyoruz: Savaşınız Karadavi’ye karşı değildir. Karadavi’nin destek verdiği ve savunmak için çaba gösterdiği direnişçilere ve mücahitlere karşı da değildir. Bilakis savaşınız güçlülerin en güçlüsü Yüce Allah’a karşıdır.
Kendilerini Allah’ın ateşine atanların vay haline! Allah’ın dost edindiği ve kefil olduğu bir mü’mine eziyet edenlerin vay haline! Hayatı birkaç nefese bağlı olan, nefesi çıktığında geri dönüp dönmeyeceğini bilmeyen, fakat bir gün Allah’a döneceklerini ve (Onları durdurup-tutuklayın, çünkü sorguya çekilecekler) (Saffât Suresi; Ayet: 24) buyruğu gereği Allah’ın huzurunda hesaba çekileceklerini kesin olarak bilenlerin vay haline! Allah dostları bu ayeti okuduklarında şiddetli etkisine tahammül edemediler ve Allah Teâlâ’nın korkusuyla ruhlarını teslim ettiler. Ya o değersiz insanlara ne oluyor? Hiç akletmiyorlar mı?
Ey Karadavi’yi ve ümmetin mücahit alimlerini savunanlar! Kendinizi çok fazla yormayın. Allah, onları savunacağına dair garanti vermiştir. Size düşen o alimlerin yaptığı gibi insanların doğru yolu bulması için çalışmaktır. Özellikle de yoldan sapanları ve değersiz insanları hayır ve iyilik yoluna yönlendirmektir.
|